aforoz
Büyüt
Papa IX. Gregory bir aforoz anında 

Aforoz nedir?

Hıristiyanlıkta ve Musevilikte, dine karşı suç işleyen kimselere verilen «cemaatten kovma» cezasıdır. Hıristiyanlığın ilk zamanlarından beri uygulanagelmektedir. Orta Çağ'da aforoz, Papaların elinde kralları, imparatorları bile korkutan bir silah haline geldi. Sonraları önemini kaybetti. Aforoz cezasını ancak Papalar, ruhani meclisler veya Piskoposlar verebilir. Kaldırılmasında da ilk ikisinin yetkisi vardır. Musevilerde de Hıristiyanlıktaki kadar yaygın olmamakla beraber aforoz cezası vardır. Filozof Spinoza, Musevi aforozuna uğrayanların en tanınmışıdır.

Topluluktan çıkarma cezasına bütün eski dünya kavimlerinde rastlanmaktadır. Yahudiliğin ilk dönemlerinde ahdi bozan ve ahd kanunlarını çiğneyenler, Allah’ın lanetiyle cezalandırılmışlardı. Topluluktan ve sosyal bütün haklardan mahrum etme cezası olan “aforoz” ise, Ezra zamanında bağımsız bir müessese haline gelmiştir. İlk defa hahamlar tarafından uygulanan sinagogdan uzaklaştırma muamelesiyle bu ceza kesin şeklini almıştır. Söz konusu ceza, Talmudcular Amoraim zamanında (M.Ö. 200-500) üç şekilde ortaya çıkmıştır.

Bunlar; fazla önemli olmayan yasakların çiğnenmesi sebebiyle verilen kınama cezası demek olan “Nezifa”, cemaatle münasebeti yasaklayan, yas tutmaya mecbur eden “Niddui (küçük aforoz)” ve kişinin suç işlemekte ısrar etmesi durumunda uygulanan ve toplumdan atılmayı gerektiren “Herem (büyük aforoz)” denilen cezadır. Miladdan sonra 70 yılından itibaren süresiz olarak cemaatten çıkarılma cezasının uygulandığı bilinmektedir. Ünlü filozof Spinoza, Yahudi kutsal kitaplarının orijinalliği hususunda şüphelerini dile getiren eserler yazdığı için aforoz edilmişti. Aforoz cezası hıristiyanlığa da Yahudilikten geçmiş olduğu halde, hıristiyanlar bu cezanın kaynağının hazret-i İsa’nın günahkar birisi hakkındaki sözlerine dayandırırlar.

Hıristiyanlıkta önceleri beddua şeklinde uygulanan aforoz cezası önemini kaybetmiş, zamanla topluluktan çıkarma şeklinde tatbik edilmiştir. Dördüncü yüzyılın sonlarından itibaren topluluktan tamamıyla çıkarma şeklinde değil, ıslah gayesiyle ve tövbe etmesi halinde suçluyu yeniden cemaate alma tarzında uygulanmıştır. Aforoz bilhassa ortaçağda papaların elinde bir silah olarak kullanıldı. Çünkü bu çağ, hıristiyanlığın en korkunç ve en karanlık devridir. Bu devirde hazret-i İsa’nın telkin ettiği insanlık, merhamet, şefkat, iyilik ve güzellik esasları tamamen unutuldu. Bunun yerini taassup, kin, nefret ve düşmanlık aldı. Papalar makamlarını kuvvetlendirmek ve servetlerini arttırmak için akıl almaz yollara başvurdular. İlmin ve fennin karşısına dikildiler.

Galile, Kopernik, Newton dünyanın döndüğünü, İslam alimlerinin yazdıkları kitaplardan öğrenip söylediler. Bu sözleri suç sayıldı ve Galile, papalar tarafından aforoz edildi. Vatanı için mücadele eden Jandark’ı sihirbazlıkla itham ederek diri diri yaktılar. Engizisyon mahkemeleri kurarak binlerce insanı aforoz ettikten sonra işkenceyle öldürdüler. 1077 yılında aforoz edilen Alman İmparatoru IV. Herny (Heinrich) affedilmek için Canossa’ya gelerek Papa Yedinci Gregory’nin kapısında günlerce yalın ayak karlar üzerinde bekledi. On ikinci yüzyılda küçük aforoz (excommunicatio minor) ve büyük aforoz (excommunicatio mojor) ayırımı yapılmış; birincisi, suçluyu sadece dini merasimlere katılmaktan alıkoyduğu halde, ikincisi toplulukla ilgili bütün sosyal haklardan mahrum etmiştir.

Aforoz cezasını ancak papalar, yahut piskoposlar veya ruhani meclisler verebilirdi. Son kilise kanununda aforozu gerektiren suçlardan bazıları şu şekilde tesbit edilmiştir: Hıristiyanlıktan dönmek, başka bir mezhebe girmek, papaya saldırıda bulunmak, kutsal kabul edilen eşyayı korumayıp uygun olmayan yerlere atmak yahut bulunması gereken yerden başka bir yere nakletmek veya gizlemek, günah çıkaran kimsenin doğrudan doğruya dini nitelikteki sırrı ifşa etmesi, çocuk düşürme suçuna yardımcı olmak. Ortodoks ve Ermeni kiliselerinde de aforoz cezası vardır. Protestanlıkta ve katoliklerdeki kadar ağır olmasa da, dini bir disiplin vasıtası olarak Kalvinci kiliselerde mevcuttur. Hıristiyanlıkta aforoz, büyük ve küçük olmak üzere iki türlüdür:

Büyük aforoz: Bu cezaya uğrayanlar, cemaatten hiç kimseyle temas kuramaz, ayinlere katılamaz ve hıristiyan mezarlığına gömülemez.

Küçük aforoz: Yalnız kendi aile fertleriyle temas kurabilir ve bazı ayinlere katılabilir.

İslam cemiyetinde ruhban veya din adamları sınıfı bulunmadığı gibi, aforoz uygulaması da yoktur. İslamiyet’te günahkarların günahlarını ancak Allahü teala affeder. Herhangi bir suç işleyen kimse de mahkemelerde cezalandırılır. İslam hukukunda Müslümanı dini vazife ve ibadetlerden mahrum bırakma veya toplumdan uzaklaştırma gibi bir ceza bulunmamaktadır.

Yahudi aforozu

Tevrat'ta aforoz, büyük bir günah (mesela sünneti reddetmek, Molek'e çocuk kurban etmek, yortuyu kutlamamak) işlendiği zaman, suçluyu bağlı bulunduğu dini topluluktan çıkaran hükümdü. Hahamlık mesleği, aforozun birkaç derecesi olduğunu söyler. Nidui (küçük aforoz) cezasına uğrayan bir kimse ancak kendi ailesinin üyeleri ve uşaklarıyla ilişkide bulunabilirdi; bütün yas kurallarına uymak zorundaydı. Herem (topluluktan çıkarılma) cezasına uğrayan bir kimse hiç bir dindaşıyla münasebet kuramazdı. Büyük reformcu Mendelssohn, XVIII. yy. da topluluktan ihraç yetkisine karsı çıktı. Afaroz edilmiş Yahudilerin en ünlüsü Spinoza'dır.

Katolik aforozu

XII. yy. da Papalık (Coelistunus III) iki türlü aforoz bulunduğunu kesinlikle belirtti; XII. yy. da papa Gregorius IX bunlara son şekillerini verdi. Büyük aforoz, bu cezaya uğrayanların takdis edilmelerini, kilise ayinlerine katılmalarını, kilisede görev almalarını, katolik mezarlığına gömülmelerini yasaklar. Kilisece adlan yayımlanmış aforozlularla münasebet kurmak yasaktır.

Cezalandırılan kimseyi sadece takdisten, bazı kazançlardan yoksun bırakan küçük aforoz 1869 yılından beri uygulanmamaktadır. Bunlardan başka latae sententiae aforoz ile terendae sententiae aforoz vardır. Birincisi kilise yasalarında belirtilen hataları işleyenlere verilir, önemine göre, papalık veya piskoposluk kararına bağlıdır, ikincisi bir yargılamadan sonra verilebilecek bir cezadır. Yüz kızartıcı üyeleri dışarı atarak hıristiyan topluluğunu korumak için baş vurulan aforoz, suçluyu doğru yola getirme maksadını da güder: kesin değildir, pişman olan günahkar her zaman bağışlanabilir.

Protestan aforozu

Calvin'ci ilkelere harfi harfine uyan kiliselerde aforoz hala yürürlüktedir. Sonuçları yurttaşlık alanında değil, din alanında hissedilir (cena ayininden atılma, çocukların dini eğitiminin vaftiz anne ve babasına bırakılması, evlenme takdisinden mahrumiyet. Günah çıkarma hakkının bir sene için geri alınması, Özellikle de suçlunun kilise defterinden silinmesi daha çok uygulanan cezalardır, fakat bazen kilisenin bölünmesine yol açmaktadır.

Sözlükte "aforoz" ne demek?

1. Hıristiyanlıkta kilise tarafından verilen "cemaatten kovma" cezası.

Cümle içinde kullanımı

Manastırdan kaçalı, papanın aforozuna uğrayalı on beş yıl oluyor.
- H. E. Adıvar

Aforoz kelimesinin ingilizcesi

n. excommunication, anathema, banishment
Köken: Yunanca.